23 Mayıs 1484 günü temelleri atılan ve 1488’de tamamlanan külliyede; cami, iki tabhane (misafi rhane), medrese, dârüşşifa (hastane), imaret, erzak depoları ile avlu duvarları dışında kalan hamam (kadınlara ve erkeklere) ve köprü bulunur. Köprü, külliyeyi şehre bağlamak amacıyla yapılmıştır. II. Bayezid külliyenin masraflarının karşılanması için gelir getiren mülkler yanında medreseye de değerli kitaplar vakfetmişti. Tabhanelerde yolcular, işsizlerle dârüşşifada tedavi görüp çıkan hastalar ve hasta yakınları üç gün kalır, üçüncü günün sonunda tabhaneyi terk etmeleri istenirdi. Yoksullara yemek veren imarette
Ramazan ayı dışındaki günlerde her sabah paça, pirinç veya buğday çorbası verilirdi. Ramazan ayında, iki dinî bayramda, cuma ve kandil günleriyle Aşûrâ gününde ise pilav-zerde pişerdi. Her ayın ilk günü şehirdeki görevlilere ziyafet çekilirdi. Külliyenin her biriminde çalışacak görevliler, bunlarda aranacak mesleki ve ahlaki niteliklerle alacakları maaşlar külliyenin vakfi yesinde belirlenmişti.
SULTAN II. BAYEZİD DÂRÜŞŞİFASI
Külliyeye dahil olan Sultan II. Bayezid Dârüşşifası’nın, birbirine bağlı iki avlu ve şifahane olmak
üzere üç bölümü vardır. İlk avlunun (Bîrun) sağında sıra halinde yer alan altı odada; hekimler, kehhaller ve
cerrahlar başvuran hastaların ilk muayenelerini (poliklinik) yaparlardı. Bazı odalarda ise akıl hastaları tecrit edilirdi.
Avlunun sol tarafında kiler ve mutfak ve çamaşırhane vardı. Mutfakta hasta yemekleri pişirilir, çalışanlar
yemeklerini imarette yerdi.
Şifahane bölümünde, yüksek bir kubbeyle örtülü havuzlu mermer döşeli bir salonun çevresinde, ocaklı 6
kış ve sekili 5 sofa (yaz odası) bulunmaktadır. Sofalardan biri müzikle tedaviye ayrılmıştı, dördünün de yazlık oda olarak kullanıldığı kabul edilir. Ortadaki büyük kubbenin tepesindeki fener, hem iç mekânı aydınlatıp ferahlık vermek hem de havayı ve pis kokuları dışarı atmak amacıyla yapılmıştır. Bu bölümün akustiği de çok iyi ayarlanmıştır. Sultan II. Bayezid Dârüşşifası bu özellikleriyle dünya hastane mimarisi tarihinde özel bir yere sahiptir.
DÂRÜŞŞİFA SAĞLIK GÖREVLİLERİ
Dârüşşifada; reis-i etıbba, 2 hekim, 2 kehhal, 2 cerrah, 4 hizmetkâr (hastabakıcı) ve bir ilaç tertipleyici
ve dövücü, olmak üzere 12 sağlık görevlisi vardı (1490). Vakfi yesine göre; reis-i etıbba yani hekimbaşı maharetli ve becerikli, tababet hizmetinin âdâbını bilen, olgun, edepli ve mahir olmalıydı. Hekimler kendilerine verilen hizmetleri doğruluk ve emniyetle yerine getirmekle uğraşmalıydı. Kehhaller bütün göz hastalıklarında maharetli, cerrahlar ise hem maharetli hem de eli çabuk olmalıydı.
DÂRÜŞŞİFA İDARİ PERSONELİ
Nazır, dârüşşifadaki idari personel ile bütün idari işlerden sorumluydu. Kâtip harcamaların kaydını tutar, vekilharç hastaların tedavisi için gereken her şeyi satın alırdı. Kilerdeki malzeme kilerciye emanet edilirdi. Hâdim (hizmetli) suculuk yapar, elbiseleri ve aletleri korurdu. Bevvâb (kapıcı) dârüşşifa kapısını açıp kapatır, gözcülük ve koruyuculuk yapardı.
Buhuri (buhurcu-tütsücü), hastaların ruhları rahat etsin diye sabah akşam buhur yakardı. Ayrıca ferraş (temizlikçi) ve câmeşuy (çamaşırcı) çalışırdı